Pazartesi, Ocak 14, 2008

bir fincan mutluluk bir tutam huzur

bi gün kapını biri alacaklı gibi çalar da
açtıında da telaş içinde
ayağında yarısı açılmış pazardan alınma ucuz terlik
üstü başı paspal
hafiften eğik kambur gibi ama değil
yüzü gözü hafif renkli
dudağı patlak
kaşı çatlak
ama gözyaşı bitmiş am aağlamaklı
sesi titrek bi şekilde
elinde bir fincanla
sizde varsa biraz mutluluk rica edecektim
bizde kalmamış...
diye soran bi kadın görürsen
geri çevirme
...

dip not: anlayan almamıştır ne anlatıldıığını...

Etiketler:

Pazar, Ocak 13, 2008

küçük şeyler...

ya hani kendini kötü hissedersin
içinde çamaşır makinesinden çıkmış buruş buruş kot pantolon varmış gibi hissedersin,
yani durum vahim, içler acısı haldesindir,
o anda seni mutlu hissettirecek şeyler vardır.
küçük şeylerdir.
kimileri için pekte mühim olmayan,
hatta anlamı olmayan şeyler
senin mutlu olmana yeten şeyler
nedir ki bunlar
meselaa
bir) BÖĞÜRTLEN ÇAYI KOKUSU

iki) AKŞAM YOL YORGUNU İKEN İÇİLEN SADE TÜRK KAHVESİ TADI

üç) SABAHIN KÖRÜNDE DAHA KARGALAR BİLE BOKUNU YEMEMİŞKEN İŞE GİDERKEN GÜNEŞ BİLE KIÇINI GÖSTERMEMİŞKEN BİR GRUP KUMRUNUN SESİ (GÜVERCİNDE OLABİLİR)

dört) PAZAR SABAHI SICAK YATAKTA 10 DAKKA DAHA UYUMAK

beş) ESKİDEN SOBALI EVDEYKEN ÜZERİNE PORTAKAL KABUU ATMAK

altı) SABAH UYANDIIMDA YARIM METRE KAR GÖRMEK :)

Etiketler: ,

Cuma, Ocak 04, 2008

yeni yılın getirdikleri

yeni yılın getirdikleri..
ölü bir japon balığı (ismi jet-lee'ydi) cenaze düzenledik mi? hayır. ölü direk çöpe atıldı...
el örgüsü yün, siyah bi atkım oldu. boynuna 3 defa rahatça dolanıyor sıcak mı sıcak....
yanmış bir bilgisayar bu sefer harddiskler hariç herşeyi yakmayı başardım. yenisi ne zaman alınır? Allah bilir :)
bolca kar yağışı (gecikmeli de olsa yağdı sonunda) ve bolca üşüme..
biraz gecikmelide olsa (4 gün gecikme süresi) yazdım sonunda...

Pazartesi, Aralık 31, 2007

sadece yalnızlık / alone

sadece koca bir boşluk
boşlukta bir sandalye
sandalyenin üzerinde ben
elimde bir ip
ama ipi bağlayacak bir darağacı yok
ekrem2008.12

Etiketler: , ,

Cumartesi, Aralık 29, 2007

hayal kurmak yasaktır /

tımarhaneler dolusu deli
eli kolu bağlı ama özgürce
hayal dünyasında yaşıyor
biz ise gerçeklere sıkı sıkı sarılarak
belki de asıl gerçeği göremiyoruz..

son 100 yıl - ımız / end of earth

yaklaşık 6 küsür milyar kişinin
elele verip
dünyanın mezarını
harıl harıl kazması
ve bu mezarın bitmesine az kaldı
en fazla 100 yılımız var..
....
son 100 yılda neler olacak
çok yakında
burda

Çarşamba, Aralık 26, 2007

yeni yıl yazıları

ve bir seneyi de gerçekleştiremediğimiz bi yığın hayalle kapatıyoruz.
hatta kuramadığımız bi kaç tane hayal,
kaçırdığımız bir kaç şans,
peşinde koştuğumuz 3-5 mutluluk kırıntısıyla beraber
gerçekleşmesinden korktuğumuz
ama sanki inadına gerçekleşen
onlarca, yüzlerce dert, tasa, sıkıntı ile kapatıyoruz.
....

yeni yıl yazıları

eyyy noel baba
elin gavurunun maskotu olmuş
azgın ren geyikleri ile
elinde çuval ile
damdan dama atlayan
her nasılsa kiremit kırmayarak
gürültü çıakrmadan
hediye dağıtan
şişman, göbekli, saçı sakalı pamuk helva kıvamındaki yaşlı adam
bak eğerki bu ülkeye yolun düşerse
bizim çocuklarında
senin için hazırldığı
bir çuval dolusu hayal kırıklığı var...

Etiketler:

Salı, Aralık 18, 2007

karanlığın ödenmemiş fatura hali

karanlığın ödenmemiş fatura hali
...
tamda karanlıkta kalmışken,
dilenci kılıklı
yırtık pırtık
dökük dağınık
ıslak ıpsılak
haliyle,
karanlığıma adım attı
"abii beee"
sesi titrek korkak ama ısrarcı inatçı
bakışları yalvaran ama af dilemeyen
bir halde,
karanlığıma adım attı
"abii bee"
"el feneri satıyorum,
kardeşim hasta,ilaç parası
karanlıkalarda kalma kurtul diye
kaybolma oralarda
yutarlar seni
kör ederler seni
yolunu bul diye
sadece 1 yetele
piller dahil "
gözüme tutan feneri ile
karanlığımı deldi dilenci kılıklı velet
"abi bee al bee bak sözümü dinlee"
gözlerim kamaşmış
akisine bu seferde ışıktan karanlıkta kalmış
sadece ondan kurtulmak için
elim cebime bozuk paraları seçerken
elektrikler geri geldi
kardeşim gözüme gözüme tuttuğu el fenerini çekip
aptal aptal sırıttı
....
eko2008denbiönce2007

Etiketler: , , , , , , ,

karanlığın "ken" hali

karanlığın "ken" hali
...
şahitsiz yargılanıp
suçum sabit görülmüş ve
karanlığa mahkum edilip
süresi bir yıl değil bin yıl olan cezamı
okuyan deli hakimin
upuzun kırmızı ojeli tırnaklarıya daktilonun tuşlarına vuran sekreterin
ilaç saaati diye seslenen mübaşirin sesi
hala kulaklarımda çınlarken
ellerim ayaklarım pamuk ipliği ile bağlayan
vicdanları kalpleri sökülmüş
kolları olmayan beyaz kefenli 2 gardiyan
beni dipsiz bi çukurun yanına sürüklerken
"şaka mı bu? kabus mu bu? aşık olmanın cezası bu mu"
diye düşünürken
karanlığa attılar
cezamı çekeyim diye
acımadılar
...

Etiketler: , , , , , , ,

köpek gibi /

insan ne kadar sevebilir
sevdiğini unutabilecek kadar
ama insan unutmaz biliyorsun
sadece gömer
çok derine değil
bile bile bi karış
hatta bi kaç parmak mesafede gömer ki
arada bi
köppek gibi eşeleyip
görmek için ....

Etiketler:

Pazartesi, Aralık 17, 2007

istanbul ninjaları

nasıl bir soğuktur
iliklerime kadar dondum
hani kar yağsa kırılacak biraz soğuk
ama nerdee
istanbulun orospuluğu tuttu
fingirdekliği tuttu
orasını burasını bir açıp bir kapatıyor
şimdi ise bi kapattıki açılmak bilmiyor
iş çıkışı atkımı dolandırdım
beremi taktım
paltomun yakasını kaldırdımki
yandan yandan esen keskin rüzgardan nasibi almayayım diye
hah bide siyah giyinince
ninja gibi ortalıkta dolanmaya başladım
ben kendmi ninja gibi hissederken
yalnız olmadıımı anladım
ordan burdan fırlayan bir sürü ninja vardı
atıklar dolanmış bereler şapkalar kafada sadece gözler gözüküyor
lan bir ianiden kılıcını çıkarırda saldıracakmış gibi
hızlı ve seri hareket halindeler
yok bee hepsinin poku donmuş evine ulaşma derdinde
ne ninjazı ne kılıcı
bin otobüsüne git sıcak evine
alla allla akşam akşam
atraksiyon peşindesin be adam
:P

ayrılık /

ayrılırken bile,
adam gibi ayrılmak gerek sevdiğinden.
kırık kalp parçalarını,
hiç olmazsa bantlayıp geri vermeli sevdiğine.
evine geri dönerken onu birleştireyim diye uğraşmasın
elini kesmesin, acımasın kalbi.
daha kolay iyileşsin diye
kalbi başkasını sevsin diye
sevdiğin üzülmesin diye
adam gibi ayrılmak gerek

Pazar, Aralık 16, 2007

cehennem nasıl bir yer teorileri 001

cehennem nasıl bir yer teorileri vol.01

herkez cehennemde yanacağını düşünürken
aslında bok çukurunda kafasına gömülü olacak
kendi sıçtıkları bokun içinde
biri çıkarda
ağzımdaki sigarayı yaksın diye bekleyecekler.

mezarlık / grave

bir mezar daha açmam gerekti...
mezarcı başı da, gerek yok ki,
hali hazırda var bir tane yorulma boşuna dedi...
aldı elimden kazma küreği,
kahve yapıyorum gelde iç,
ısınsın üşüyen kalbin dedi...


iyileşen bünye

bi pazarda evde tıkılı vaziyette geçiriyorum
sanırım 1 aydır bünye hasta
ve son 1 hafta ise gerçi ayakta geçirmeme rağmen
farenjit azmış, sinuslerim isyana gelmiş durumda
baş ağrılarını yorgunluk ve bitkinlikleri yazmaya gerek bile duymuyorum.
ne varki son bir hasta ağırlaşan bu gribal infection durumu
bünyede hafif depremlere neden olan üzüntü ve sıkıntı bi o kadar stresten kaynaklanıyor.
neyse efenim büne kendini toparlamakta ve eski enerjik halini yavaş yavaş almakta
tamoalrak enerjik olamıyacağım aşikar
neden
çünkü
kış ayları ve istanbul yaramıyor bana
istanbulun soğuk havası diyelim
nescafemin tadını almaya başladıım zaman
iyileştiimi anlıyorum
ilginç bi tespit :)
uzun zaman blogları gezmeyince okumaya değer şeyler kayıplara karıştı diye düşündüüm anda aramalarım meyve vermiş ve bi adet blog buldum.

Cuma, Aralık 14, 2007

kara toprak

yarattığın toprağa geri al beni,
bu hava,
bu su,
bu hayat
bu şehir
insanlar
artık boğuyor beni
geri al beni toprağına
rahat bir nefes alayım ...
______________________________
2007ekrem

Etiketler: , ,

Salı, Aralık 11, 2007

intihar edesim var / isyankar genç

intihar edesim var bu gece
yok murat kekilli çıkıpta nostalji yapmadı
bunalmışım abi ya
yeter diye haykırasım geliyor
arabesk parçalarındaki isyankar genç gibi
ama olmazki tanrıya isayan edilmezki
ama bi takım kimyasllal maddeler alıp
pembe bulutlara çıkıp
sonrada camdan atlasam
hani uçma ayağında
uçabilirim diye kendimi kandırsam
yok lan 4. kattan atlamaya götüm yemiyo
mazallah sakat makat kalırım
yok abii böyle iyiyim ben
sıcak yatağıma girim
ıhlamurumu içim
ohh mis gibi
ne gerek var gece gece atraksiyon yapmaya..

Etiketler: , , ,

hasta / sick

hastayım hastaa
canım istiyo pasta
uzun zamandır tatile çıkamamak
iş yorgunluu
bi kaç kilo stres
bi sürü ödeme
az para
:)
derkeennn
bunların üzerine istanbulun tertemiz havası eklenince
küçük bi moral bozukluğuda tetikleyince
birazda gribalın yardımı
ha bide kalıcı farenjit olunca
değme keyfimde
böle hasta hasta
ösküre ösküre
köh köh diye
ortalıkta geziniyorum
yokmu bunun ilacı
vaaarr
uzunca bi honolulu tatili
şimdilik nane limon.....

Etiketler:

Pazar, Aralık 09, 2007

kirli yıldızlar / dirty stars

gökyüzünün bir sürü yıldız
sana toplamak isterdim
avuç avuç
başından aşaı dökmek
saçlarının arasına karışmalarını izlemek
isterdim
ama kanatlarımı yoldular
uçamam
toplayamam
öylece bakakalır
gözlerim gökyüzündeki yıldızlarda
aklım sende...
bazı geceler
gökten düşenler oluyor
kimilerinin dileklerini yerine getiremeden
kayıp gidiyorlar ya
işte onlardan
bazıları arka bahçeme düşer her ne hikmetse
toprağa karışmadan
erimeden
toplayıp 5 kiloluk cam kavanozda biriktirdim
belki üzerleri kirli
birazda ışığı sönmüştür
olsun
tam ağzına kadar dolsun
mezarına dökeceğim
gökteki yıldızlar bile kısakancak
kara topraktaki yıldızları görünce
....